Yas ve Kayıp

Anahtar Kelimeler: kayıp, yas, melankoli, depresyon, psikoterapi

Anahtar Kelimeler: kayıp, yas, melankoli, depresyon, psikoterapi

 

Anahtar Kelimeler: kayıp, yas, melankoli, depresyon, psikoterapi

İnsan doğumu ile birlikte kayıp ile tanışır. İlk kayıp Otto Rank başta olmak üzere birçok psikanalist ve çeşitli başka kuramcılar tarafından anne karnının kayıbı ilk kayıptır. Bu kayıp ile bir yas süreci başlar, kimi durumlarda bu sürecin izleri yetişkinliğin ilerleyen yaşlarında da gözlenebilir. Bu sadece klinikte karşılaşılan bir durum olmanın ötesinde kişinin günlük yaşantısını da kişinin ya da çevresinin fark edeceği düzlemde etkilemektedir. Anne karnına dönme arzusu olarak dile gelmese de anne karnına dönme arzusunun izlerini taşıyan arzuların dile geldiği duyulabilir. Karşılaşılan ve kişinin içsel dünyasında gerginlik yaratacak durumların sonunda kişi bütün yaşam enerjisini dış dünyadan çekerek melankolik bir yapı içerisinde bulunur. Bu her ne kadar klasik bir depresyon görünümü olsa da dış dünyadan gelecek bir tehdit hissiyle birlikte korunma ihtiyacının açığa çıkması, klasik depresyon görünümünün dışında bir tablo ortaya çıkarır.

Depresyonun tanımı üzerinden kaybı açıklamak uygun olacaktır. Ancak kayıp ya da kayıplara karşı verilen içsel tepki her zaman melankoli değildir, yas da kayıp karşısında verilen içsel bir tepkidir. Sigmund Freud, yas ve melankoli çalışmasında iki durum arasındaki farkları ayrıntılı olarak tanımlamaktadır. Bu kısa yazıda iki kavram arasındaki farkı özetlemek gerekirse, bu sürecinin sağlıklı bir süreç olduğunu, kayıbın ardından verilen ve iyileştirici, kısa süreli libidonun benliğe geri dönmesi gözlenirken, melankolide bu durum psikopatolojiye evrilir, libido benlikte kalır ve dış nesnelere yatırım yapılamaz, yas süreci kadar iyileştirici ve kısa süreli değildir.

Klinik görünüm olarak bu ayrım önem taşımakla birlikte, yukarıda bahsedildiği üzere sosyal hayatta da işlevsellik olarak önem taşımaktadır. Kişinin psikoterapiye başvurması çoğu zaman yas sürecinde gözlenebilirken, melankoli sürecinde terapiye yatırımın yapılması da beklenemez. Genellikle melankoli durumunda kişinin çevresindeki kişilerce terapiye yönlendirilmektedir. Depresyon kendiliğinden ortadan kalkan bir süreç değildir, bu sebeple klinik ayırıcı tanının gerekliliği vardır.

Psikoloji yazı dizisinin devamı ve diğer yazılar için makaleler sayfasını ve sosyal medya hesabımızı takipte kalabilirsiniz.